|
Yeni Çıkan Kitaplar
|
|
|
|
Süleyman Demirel
Isparta'nın Atabey ilçesine bağlı İslamköy'de doğdu. İlköğrenimini doğduğu köyde, ortaokul ve liseyi Isparta ve Afyon'da bitirdi. Şubat 1949'da İstanbul Teknik...
|
|
Yazar: Veli Saçılık Yayınevi: Ceylan Yayınları
Burdur operasyonu diğer bütün kanlı operasyonlar gibi unutulup gidecekken, Veli Saçılık'ın kopan kolunun Isparta'da bir sokak köpeğinin ağzında bulunduğu haberi, kelimenin tam anlamıyla bir bomba gibi patladı. 12 Temmuz günü Cumhuriyet gazetesinde manşetin hemen yanında "köpeğin ağzındaki kol" haberi kamuoyunun dikkatini yeniden Burdur Cezaevi operasyonuna çevirdi. Haberin muhabiri Sergül Canıgür'dü:
"Burdur'daki çatışmadan kopan kol Isparta'da bulundu" "Burdur Cezaevi'nde güvenlik güçlerinin isyana müdahalesi sırasında tutuklulardan Veli Saçılık'ın kopan sağ kolu Isparta'da bir sokak köpeğinin ağzında bulundu. Isparta Valisi İbrahim Daşöz, olayı 'trajıkomedi' olarak nitelerken, tıbbi müdaheleyle kesilen kolun gömülmesinde görevli kişinin ihmali olduğunu söyledi...
Saçılık'ın kopan kolunun yerine dikilmesi için Burdur Devlet Hastanesi'nden Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Hastanesine sevk edildiği öğrenildi. Hastane yetkilileri, Saçılık'ın kolunu dikemediklerini belirttiler. Basına idare tarafından ilk yansıtılan bu haberlerde, mahkemeye gitmemekte direten mahkumların isyan çıkardığı ve bu isyanda çok sayıda jandarma, gardiyan ve hatta 1. Müdür Katip Özen'i yaralandığı, tutuklularda ise önemli hiçbir yaralanmanın olmadığı açıklaması vardır. Burdur Valisi de operasyonda hiçbir tutuklunun canının yanmadığını, sadece bir tutuklunun kolunun kırıldığını söylüyordu. Bu açıklamalar yapılırken hücrelerde hâlâ tutuklulara işkence sürüyor, buna karşı tutuklular açlık grevi yapıyordu.
7 Temmuz tarihli Milliyet gazetesinde Burdur operasyonu için şöyle bir haber yer alır:
"Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde (Ulucanlar) geçen yıl on kişinin ölümüyle sonuçlanan operasyonun benzerinin yapılmasından endişe edilen Burdur Cezaevi'ndeki gerilim önceki gün patlak verdi. Burdur Cezaevi yönetiminin savunma vermeleri için zorladığı mahkumlar diretince çıkan olaylarda bir mahkumun kolu koptu. Cezaevi yönetimini sorumlu tutan tutuklu ve mahkum avukatları 'Biz uyarmıştık' dedi. Bu fotoğraflar Türkiye'deki işkence gerçeğinin fotoğraflarıdır. Bunun, cezaevlerinde disiplini sağlamak gerekçesiyle bir ilgisi yok. Bu, Türkiye Cumhuriyeti'nin bazı Kamu görevlilerine insan haklarına saygıyı daha hâlâ öğretememiş olmasıyla ilgilidir.
195 sayfa, Ciltsiz. hamur, ISBN: 975-8426-67-2; Boyut: 13cm x 19cm; Baskı Tarihi: 2002 Özgün Dili: Türkçe
|